Kemal Kılıçdaroğlu’na hediye edilen kitabın şifreleri

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na Yalova ziyareti esnasında Mısırlı yazar Seyyid Kutub’un “Yoldaki İşaretler” kitabı hediye edildi.

YOLDAKİ İŞARETLER

Seyyid Kutub “Yoldaki İşaretler” kitabında Müslümanlar için bir “yol haritası” çiziyor.
“Örnek Bir Kur’an Nesli” başlığında Müslümanların Kur’an-ı Kerim’e nasıl yaklaşması gerektiğini anlatıyor.
“Kur’an Metodunun Tabiatı” başlığında akide (inanarak bağlanma) vurgusu yaparak İslam’ın akideden ayrılmaz bir bütün olduğunu, akidenin de inançtan ibaret bir vicdan meselesi olmadığını söylüyor. Seyyid Kutub bu durumu şu sözlerle özetliyor:
“İslam akidesi ifadesini, pratik bir nizamda, dinamik vicdanlarda, canlı bir toplumda ve muhatap olduğu insanların gerek vicdanlarında kümelenen gerekse de etraflarını saran cahiliye kalıntıları ile savaşa tutuşan bir harekette bulmak ister.”
Seyyid Kutub “Yoldaki İşaretler” kitabında Müslümanlara 11 başlık altında geleneksel İslam’a karşı fikirler sunarak İslamiyette var olan hurafeleri eleştirdi.

KİTABI BÖYLE TANITTI

“Yoldaki İşaretler” kitabını Türkiye’de basan yayınevlerinden biri de Risale Yayınları’ydı.
Yayınevi, kitabı şu sözleri arka kapağına taşıdı:
“İslami yeniden diriliş hamlesi nasıl başlar? Bu hamleyi başlatmaya kesinlikle karar vermiş, bu yola koyulmuş olanların; yeryüzünün her köşesine çöreklenmiş olan cahiliye akımına karşı göğüs gerecek ve bu yolculuk esnasında çevresini kuşatmış olan cahiliye güçlerine karşı bir yandan belirli bir mesafeyi muhafaza ederken öte yandan bu güçlerle yine belirli bir münasebet hâlinde olmayı ihmal etmeyen bir öncü cemaat teşkil etmeleri gerekir. Böyle bir azimle yola koyulacak olan söz konusu öncü gruba; icra edeceği fonksiyonun tabiatını, görevinin iç yüzünü, hedefinin belkemiğini, uzun yolculuğunun hareket noktasını ve yeryüzünün her köşesine kök salmış olan cahiliye akımına karşı takınacağı tavrı gösterecek olan bir takım “yol işaretleri” gerekir. Söz konusu yol işaretleri, bu inanç sisteminin temel kaynağı olan Kur’an’a, onun ana prensiplerine ve bir zamanlar Allah’ın yeryüzü üzerindeki muradının gerçekleşmesine vasıta olarak tarihin akışını yeni baştan O’nun buyurduğu yöne doğru çeviren seçkin ve tertemiz vicdanlarda Kur’an’ın meydana getirdiği görüş açılarına dayanmalıdır.
“Yoldaki İşaretler” sabırsız bir arzu ile beklenen bu öncü grup için yazılmıştır.”

SEYYİD KUTUB KİMDİR

1906 yılında Mısır’ın Asyut kasabasında dindar bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Orta ve lise öğrenimini el-Ezher de bitirdi. Kahire Üniversitesi’nin Darul Ulum (Din Okulu) fakültesine girdi. 1933 yılında mezun olduğu fakülteye aynı yıl öğretim görevlisi olarak tayin oldu. 1939 ve sonrasında İslami düşünceye yöneldi. 1946’da Konum Dersleri isimli makalesini yayımladı. Çoğuna göre bu makalesi onun İslami düşünceye girişini temsil eder. Makalesinde toplumun ıslahının ve Müslümanların bu yönde çalışmasının Kur’an’ın emri olduğunu savunuyor, Mısır’ın o dönemki toplumsal yapısını ve geçirmekte olduğu dejenerasyonu eleştiriyordu.
1949 yılında Amerika Birleşik Devletleri’ne gitti. Bu dönem boyunca Amerikan yaşam tarzını ve toplumunu eleştirmiş ve Amerikan medeniyetini reddetmiştir. Ayrıca, 1949 yılında, o yurtdışındayken, İslam’da Sosyal Adalet isimli eseri yayımlandı. Bu eserinde gerçek sosyal adaletin İslam’da olduğunu öne sürdü. Ayrıca yine Amerika Birleşik Devletleri’ndeki yıllarında, daha önce kaleme almış olduğu edebi makale ve eserleri eleştiriyor, o dönemlerde sahip olduğu daha seküler olarak tanımlanabilecek edebiyat anlayışından ziyade edebiyatın da kaynak olarak en başta İslam’ı alması gerektiğini savunuyordu.
Kitaplarında, genellikle geleneksel İslam’a karşı bir çizgiyi savundu. İslamiyette var olan hurafeleri eleştirdi.
Mısır’a döndüğünde, kamu hizmetinden ayrılıp Müslüman Kardeşler teşkilatına katıldı. Teşkilatın gazete ve dergilerinden devamlı olarak düşüncelerini aktarmaya çalışırken, teşkilatın genel düşüncesiyle kendi fikirleri arasındaki bazı farklılıklar ortaya çıksa da, Müslüman Kardeşler ile olan ilişkisi devam etti.

İDAM EDİLDİ

Eski Mısır Devlet Başkanı Cemal Abdünnasır’a düzenlenen 1954 tarihli suikast girişimi nedeniyle birçok Müslüman Kardeşler üyesi gibi o da tutuklandı. Yargılama sonunda Seyyid Kutub’a on beş yıl ağır hapis cezası verildi. Hapiste ileride büyük bir önem ve üne kavuşacak iki eseri olan, Kur’an tefsiri Fi zilâl-il-Kur’an ve Kutub’un siyasi ve düşünsel görüşlerinin en son ve bütününü ifade eden Yoldaki İşaretler’i kaleme aldı. 1964’te serbest bırakıldıktan sonra, 1965’te tekrar tutuklandı. Bu kez de birçok Müslüman Kardeşler üyesi ile birlikte tutuklanmıştı ve tutuklanma nedeni devlete karşı bir darbe girişimiydi. 21 Ağustos 1966’da hakkında idam cezası verildi. Kararı Pakistan, İngiltere, Lübnan, Ürdün, Sudan ve Irak gibi ülkelerdeki birçok dini otorite ve grup tepkiyle karşılasa ve Nasır’ı kararından döndürmeye çalışsalar da, Seyyid Kutub arkadaşları Muhammed Yusuf Havvaş ve Abdülfettah İsmail ile birlikte 29 Ağustos 1966’da idam edildi.
Mahkeme heyeti onu idama mahkûm ettiğinde Kutub şunları söyledi:
“Eğer Allah kanunu ile mahkûm edilmişsem ben Hakk’ın hükmüne razıyım. Eğer batıl kanunlarla mahkûm olmuşsam ondan çok daha üstün bir düşünceye sahip olduğum için batıldan ve münafıklardan merhamet dilemem. Allah’a şükürler olsun ki on beş sene cihad ettikten sonra bu mertebeye ulaştım. Ben Allah yolunda yaptığım iş için asla özür dilemem. Namazda Allah’ın birliğine şehadet eden parmağım asla bir tağutun hükmünü onaylayan tek bir harf bile yazmayacaktır.”

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.