Büro İş Sendikası’ndan Baret İçinde Bordro Yakma Eylemi: Memurun Taleplerini Karşılamazsanız 14 Mayıs’ta Sandıkta Hesap Soracağız

HABER: CEYLAN SAĞLAM- KAMERA: DURSUN ALKAYA

Büro İş Sendikası üyeleri, bugün Ankara’da SGK çalışanları ile kamuda çalışan mühendislerinin taleplerini gündeme getirmek için baret içerisinde bordro yakma eylemi yaptı. Büro İş Sendikası Genel Başkanı Alay Hamzaçebi, 3600 ek gösterge, EYT ve yapılandırma gibi düzenlemeler nedeniyle iş yükü artan Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) çalışanlarının 17 Mart’ta yurt genelinde iş bırakma kararı aldığını duyurdu. Hamzaçebi, “Memurun taleplerini karşılayın. Karşılamazsanız 14 Mayıs’ta memurlar olarak sandıkta hesabı soracağız” dedi.

Büro İş Sendikası üyeleri, bugün Ankara Ulus Meydanı’nda; kamuda çalışan mühendislerin özlük haklarının verilmesi ve ücret artışının sağlanması, 3600 ek gösterge, EYT ve yapılandırma gibi düzenlemeler nedeniyle iş yükü artan SGK çalışanlarının mesai ücretlerinin artırılması talebiyle eylem yaptı.

“7’nci yargı paketi TBMM’den geçti. İçinde yargı personeli yok. Yargı; hakim ve savcıdan ibaret değildir” pankartını açan sendika üyeleri, kamu mühendislerinin ve diğer çalışanlarının taleplerinin karşılanması için baret içinde bordro yaktı.

Sendika adına açıklama yapan Büro İş Sendikası Genel Başkan Alay Hamzaçebi, şöyle konuştu:

“GIDA, BARINMA, ULAŞIM, ISINMA, BARINMA GİBİ TEMEL GEREKSİNİMLERİMİZİ KARŞILAYAMAZ HALDEYİZ”

“Kamu çalışanları olarak bugün maaşlarımızı aldık. 2023 yılının iki aylık enflasyonu ENAG’a göre toplam yüzde 16,47 TÜİK’in gerçekten uzak açıkladığı rakamlarına göre ise yüzde 9,8 gerçekleşmiş. Ocak ayında aldığımız yüzde 8 toplu sözleşme zammının her iki enflasyon rakamını karşısında eridiği görülmektedir. Açlık sınırın 11 bine dayandı, yoksulluk sınırı 30 bini geçti. Maaşlarımız kiraları karşılamıyor. Bugün İstanbul, Antalya, İzmir gibi büyükşehirlerde kiralar 15-20 bin lirayı bulmuştur. Ankara’da orta halli bir semtte kotta bulunan bir dairenin kirası 11 bin lirayı geçmiştir. Mevcut durumda memur ve emeklisinin bütçesinde büyük gedikler oluşmuştur. Gıda, barınma, ulaşım, ısınma gibi temel gereksinimlerimizi karşılayamaz haldeyiz.

“MÜHENDİSE ARABA YAPTIRIYORLAR, BIRAKIN ARABA ALMAYI KİRASINI ÖDEYECEK MAAŞ VERİLMİYOR”

Aldığı eğitim, yaptığı iş ve sorumlulukları gereği, gelir adaletsizliğinden en çok mağdur olan çalışanlar içerisinde kamu mühendislerimiz de bulunmaktadır. Ülkemizde yaşanan 6 Şubat depremi mühendisliğin, mühendislik aklının ne kadar önemli olduğunu göstermiştir. Mühendise araba yaptırıyorlar, bırakın araba almayı kirasını ödeyemeyecek durumda. Kamu mühendisleri yoksulluk sınırının altında 18 bin TL maaş almaktadır.  Bundan on yıl önceye oranla eşit seviyede maaş aldıkları bir kısım unvana sahip olanlar ile aralarında şu anda 3-5 kat maaş farkı bulunmaktadır.

“KAMUDA GÖREV YAPAN MÜHENDİSLERİMİZİN EKONOMİK DURUMUNUN DÜZELTİLMESİ GEREKMEKTEDİR”

3600 ek gösterge çalışması olarak bilinen düzenlemede kamu mühendislerinin ek göstergeleri 4200 yapılmış olsa da bu artış aylık maaş, emekli aylıkları ve ikramiyeleri yönünden neredeyse hiçbir artış sağlamamıştır. Türkiye’yi kalkındıracak projeleri yönetecek akla sahip kamuda görev yapan mühendislerimizin ekonomik durumunun düzeltilmesi gerekmektedir.

Kamu mühendislerimizin taleplerine gelince; tüm mühendislere ‘Teknik Sorumluluk Tazminatı’ adı altında bir ödeme kalemi oluşturulmalı, ‘Mühendislik Meslek Kanunu’ çıkartılarak mesleki gelişim teşvik edilmeli, bilgi ve tecrübe ödüllendirilmeli, kamuda mühendislerinin ek göstergelerinin en az 7.000, ek gösterge yansıtma oranlarının en az yüzde 195; özel hizmet tazminat oranlarının en az yüzde 250 olmalıdır.

“BÜRO-İŞ SENDİKASI OLARAK 17 MART CUMA GÜNÜ TÜM YURTTA SGK’DA TAM GÜN İŞ BIRAKMA KARARI ALDIK”

Şu anda çok geniş ve değişken mevzuat içerisinde mali sorumluluğu bulunan, eksik personel ile özveriyle 7/24 çalışma düzenine geçip saatlik net 23 TL mesai ücreti ödenen SGK personelinin taleplerine de değinmek istiyoruz. SGK personeli için; SGK tazminatı, kurum içi uzmanlık, daha önceleri ödenip 666 sayılı KHK ile kaldırılan yılda iki kez brüt asgari ücret tutarında ödenen ikramiyenin tekrar verilmesini, mesai saat ücretinin net 100 TL olarak ödenmesini talep ediyoruz.

Bu taleplerimizi daha önce defalarca gündeme getirdik, hükümeti uyardık, kamuoyunu bilgilendirdik. Ancak somut bir adım göremedik. Bu yüzden Büro-iş Sendikası olarak 17 Mart Cuma günü tüm yurtta SGK’da tam gün iş bırakma kararı aldık. Buna mecbur bırakıldık. Vatandaşlarımızın da anlayış göstermesini bekliyoruz. Buradan özellikle başta genel yetkili sendika Büro Memur-Sen ve Türk Büro-Sen olmak üzere SGK’da örgütlü bütün sendikalara çağrı yapıyoruz. Hükümetten yana değil, çalışandan yana olun. SGK çalışanının çığlığını duyun sesine ses, derdine derman olun. Gelin sizde iş bırakma eylemine destek verin. Birlikte mücadele edelim, kazanan SGK çalışanı olsun.

“14 MAYIS’TA MEMURLAR OLARAK SANDIKTA HESABI SORACAĞIZ”

Bugün Türkiye bir seçim sürecine girmiştir. 20 yıldan fazla iktidarda olan AKP hükümeti döneminde maalesef kamu çalışanlarının mali ve özlük hakları hep geriye gitmiş, ödeyecekleri faturaları ise hep kabarmıştır. Biz kamu emekçileri olarak hükümete 20 yılın birikmiş faturasını çıkardık. ya bu muaccel hale gelen faturayı şimdi ödeyin ya da bizden oy moy istemek için karşımıza gelmeyin. Çarşıda, pazarda, sokaklarda gözümüze görünmeyin.

Buradan hükümeti bir kez daha uyarıyoruz. Memur, fakirliğin kader değil, oy verip seçtiği siyasilerin fakirliğe neden olduğunu gayet iyi bilmektedir. Memurun taleplerini karşılayın. Karşılamazsanız 14 Mayıs’ta memurlar olarak sandıkta hesabı soracağız. Yoksulluk sınırının altında, açlık sınırında olan maaşlarımızı protesto etmek için maaş bordrolarımızı baretimizin içinde yakarak protesto ediyoruz.”

“TÜM BUNLARA SON VERMEK İÇİN 14 MAYIS SEÇİMİ ÖNEMLİ. TÜM KAMU ÇALIŞANLARI DA VATANDAŞ DA HAKKINI BU SEÇİMDE ALACAKTIR”

Birleşik Kamu-İş Sendikası Genel Başkanı Mehmet Balık ise şunları söyledi:

“Başkanımıza teşekkür ediyorum, neredeyse saymadık sorun bırakmadı. Kamu çalışanlarının içinde bulunduğu durumun genelini özetlemiş oldu. Tüm kamu alanında ve tüm bakanlık düzeyinde çalışanlarımızın tamamının içinde bulunduğu durum budur. Burada kamuda çalışan mühendis ve avukatlara ayrı bir parantez açmak gerekir. Geçmişte ortalama üst düzeyde maaş alırken, bugün kamudaki mühendis ve avukatlar da ortalama ücreti alır duruma geldiler. Ortalama ücretten kastım şu, sağlık çalışanı, emniyet çalışanı ve eğitim çalışanları yani yoksulluk sınırındaki ücrete gelmiş oldular. Dolayısıyla herkese hak ettiği ücreti vermek gerekir. Bugün yoksulluk sınırının 30 bin liranın üzerinde olduğunu düşünecek olursak ve ortalama memur maaşının 13 bin lira civarında olduğunu düşünecek olursak eşi ile birlikte çalışan bir kamu çalışanı bile hak edilen ücreti alamamakta. Bunun çözümü ortada; hükümet 21 yıldır bu konuya çözüm üretmedi, üretemeyeceği de ortada. Şimdi, çok büyük bir felaket yaşadık ulus olarak. Deprem felaketi, arkasından sel felaketi ve ulusumuzu ayağa kaldıracakken insanlarımızı birbirine düşüren, ayıran bir politikalar üretmeye hükümet devam ediyor. Tüm bunlara son vermek için 14 Mayıs seçimi önemli. Tüm kamu çalışanları da vatandaş da hakkını bu seçimde alacaktır.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir