Yusuf Arslan
8 Haziran 2026 tarihinde, Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) mutlak butlan kararı sonrası kurultay tartışmaları gün yüzüne çıktı. Mahkeme kararı ile CHP Genel Başkanlığı’na atanan Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibi, mahkemenin tedbir kararını gerekçe göstererek, “Tedbir kalmadıkça kurultayın gerçekleştirilmesi mümkün değildir” argümanını savunuyor. Öte yandan, CHP’nin seçilmiş lideri Özgür Özel ve destekçileri, kurultayın yapılmasını ve mevcut tartışmaların son bulmasını talep ediyor.
**UZLAŞI ARAYIŞI**
Bu tartışmaların ortasında, CHP içinde uzlaşma sağlamak amacıyla bazı isimlerin devreye girmesiyle, Özgür Özel’in görevlendirdiği avukatlar ile Kemal Kılıçdaroğlu’nun avukatları, olağanüstü kurultayın yapılabilirliğini görüşmek üzere bir araya gelme kararı aldı.
**KILIÇDAROĞLU TEKLİFİ REDDETTİ**
Alınan bilgilere göre, Özgür Özel’in ekibi, seçim hukuku alanında uzman kişilerin bu toplantıya katılmasını ve kurultayın yapılmasına ilişkin somut değerlendirmelerde bulunmalarını önerdi. Ancak, Kılıçdaroğlu’nun ekibi bu teklifi kabul etmedi.
**UZMAN GÖRÜŞLERİ MASADA**
Bunun üzerine, Kılıçdaroğlu’nun avukatı ile Özgür Özel’in avukatı bir araya geldi. Özgür Özel’in avukatı, toplantıya katılamayan kamu ve seçim hukuku uzmanlarının, “Tedbir kararının kurultay yapılmasına engel teşkil etmediğini” belirten makalelerini ve görüşlerini paylaştı. Ayrıca, bu konuda en yetkin hukukçulardan oluşan bir “Hakem Heyeti” kurulması ve heyetin ortak bir görüş geliştirmesi önerisinde bulundu. Ancak bu teklif de Kılıçdaroğlu tarafından reddedildi.
**KILIÇDAROĞLU HUKUKÇULARA DEĞİL AVUKATINA BAŞVURDU**
Kılıçdaroğlu’nun avukatının, kurultayın yapılamayacağına dair herhangi bir uzman görüşü veya makale sunamadığı, kendi şahsi görüşünü “Kurultayın yapılamayacağı” şeklinde ifade ettiği bildirildi.
**YARGI SÜRECİ ÜZERİNE UMUT VERİCİ GÖRÜŞLER**
Özgür Özel’in tarafı, Kılıçdaroğlu’nun ekibinin, yargı süreçleri konusunda bilimsel veya hukuki bir görüş belirlemeden hareket ettiğini, bunun da kurultayın yapılmasına dair yargı süreçlerinde olumlu bir beklenti oluşturduğunu ifade ediyor.
**HUKUKÇULARIN GÖRÜŞLERİNE DİKKAT ÇEKİLDİ**
Özel’in ekibi, toplantıda hukukçular Prof. Dr. Muhammet Özekes ile Prof. Dr. Korkut Kanadoğlu’nun hazırladığı makaleleri örnek gösterdi. Özekes, “Tedbiren tüzel kişilik için yönetim atanmış olması, tüzel kişiliğin asli iradesini ve o iradeyi temsil edenlerin durumunu ortadan kaldıramaz. Mahkeme kararında da bu yönde bir belirleme yoktur. Bu nedenle, ilgili mevzuat ve tüzel kişiliğin iç düzenlemeleri çerçevesinde süreçlerin devam etmesine engel yoktur” değerlendirmesinde bulundu.
**AYM’YE BAŞVURU İHTİMALİ**
Kanadoğlu ise makalesinde, “Sonuç olarak, tedbir kararına rağmen olağanüstü kurultay süreçleri Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) hükümlerine uygun bir şekilde işletilmelidir. Tedbir kararı devam ettiği sürece olağanüstü kurultayın yapılamayacağı iddialarıyla kurultay sürecinin engellenmesi durumunda, tedbir kararıyla ilgili hukuki yolların tüketilmesinin ardından Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulunulmalıdır. Bu başvuruda, temel hak ihlali iddiasının yanı sıra geçici tedbir talep edilmelidir” ifadesine yer verdi.
Yazar: Yusuf Arslan