LinkedIn’den gelen o masum görünüşlü mesaj şirketinizden milyon dolarlık bir bilgi sızıntısına neden olabilir  

linkedinden gelen o masum gorunuslu mesaj sirketinizden milyon dolarlik bir bilgi sizintisina neden olabilir uPIndEpZ.jpg

Yeni Tehlike: LinkedIn Üzerinden Bilgi Çalma!

Bir iş dünyasında üst düzey yönetici olan sevdiğim bir dostum, LinkedIn üzerinden aldığı mesajlar hakkında beni bilgilendirdi.

Dostum, sürekli olarak kendisine gelen mesajlardan bahsederek şunları anlattı: “LinkedIn’de alınan mesajlar oldukça zarif ve çekici. İçerikleri oldukça düzgün ve teklifler cazip. Bir müşterimiz, sizin alanınıza ilişkin bilgi almak istiyor ve bu doğrultuda size ödeme yapabiliriz” dedi.

İlk duyduğumda bu durumu oldukça olumlu karşıladım. Bilgi ve deneyim paylaşımı gibi konular hoşuma gidiyordu. Ancak dostum, bu görüşmelerin aslında şirketlerin gizli stratejilerini ele geçirmek için yapıldığını belirtince durum değişti.

Yeni Tehlike: Bilgi Savaşları Artık Siber Değil, Davet Mesajlarıyla Yapılıyor!

Artık yeni çağın bilgi savaşları, siber korsanlar yerine davetkar mesajlarla gerçekleşiyor. Bu ağlar çoğunlukla yatırım fonları, danışmanlık şirketleri veya rakip kurumlar adına çalışan profesyoneller tarafından oluşturuluyor. Amacı ise bir sektörü detaylıca analiz etmek.

Yöneticiler genellikle bu ağlara katılırken “genel konuşuyorum” düşüncesiyle hareket ediyorlar. Ancak paylaşılan detaylar birleştirildiğinde büyük resim ortaya çıkıyor. Bu da aslında bir şirketin stratejik haritası olabiliyor.

Eskiden bilgi çalmanın yolu duvarlar, kasalar ve gizli belgelerdi. Ancak şimdi bu bilgi çalma operasyonları kahve eşliğinde online sohbetlerle yapılabiliyor. Bir saatlik görüşme karşılığında yatırımcılar için büyük stratejik farklar ortaya çıkabiliyor.

Yöneticiler İçin Yeni Etik Sınırlar

Bu durum yöneticiler için yeni etik sınırların oluşmasına neden oluyor. “Kendi deneyimin nerede biter, kurumun bilgisi nerede başlar?” sorusu artık önemli hale geliyor. Birçok yönetici, iyi niyetle bu ağlara katılsa da sonrasında kurumlarının iç dinamiklerini ortaya dökebiliyor.

Bu nedenle, LinkedIn üzerinden gelen her davet mesajını açmadan önce şunu sormalıyız: “Paylaşacağım bilgi kişisel deneyimim mi, yoksa kurumun rekabet avantajının bir parçası mı?” Eğer yanıt ikincisi ise, o görüşme artık stratejik bir sessiz sızıntıya dönüşebilir.

patronlardunyasi.com

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir